sarhos balik

<bkz: sarhoş balık ile topal martı>

internette tanistigin kisinin fotografini gormek

fotoğrafı değil de objektifin yöneldiği uzvu esas alarak yorum yapmayı gerektirecek bir durum. farklı anlamlar yaratabilir zira.

temenni

şimdi öyle bir şarkı düşünün ki, hangi dilde söylenirse söylensin aynı duyguyu versin. başı türkçe başlasın, ortasında yunanca girse, sonra diller karışsa... grup gündoğarken'in istanbul atina istanbul albümündeki en güzel şarkılardan biri.

durdu saatler hasret zamanı,
karşımda durdu aşkın tamamı
ah yarim güller takıp gel
senden bu halim ziller çalıp gel

bana gelsen benim olsan
beni sarsan temelli
bu ne davet ne cesaret
bu yalnızca temenni

pavi ohronos
stin pethemi a su
lambi o kosmos
ston erota su
ah fos mu
astrapse kela
thes ton kaimo mu
anthise kela
an thelisis
an yirisis
mia ya pandta psihi mu
then in tharos
ute pisma
ine mono efhi mu

bana gelsen benim olsan
beni sarsan temelli
bu ne davet ne cesaret
bu yalnızca temenni

an thelisis
an yirisis
mia ya pandta psihi mu
then in tharos
ute pisma
ine mono efhi mu

bu yalnızca temenni

*

istanbul atina istanbul

tam 10 yıl olmuş çıkalı. o kadar yıldan sonra açıp dinleyince, şarkılar arada geçen hatıralara teker teker saygı duruşuna geçiyor.

<bkz: sıcaklardandır>
<bkz: temenni>
<bkz: mucize>

emin igus

bilinmeyen ülke şarkısının bestekârıdır. üstad kısaca.

hakaret ile elestiri arasindaki fark

ince sınırlara gerek yok farkı belirlemek için, iki ayrı ifadenin arasına sınır kapısı bile kurulabilir. fark cümlede değil üsluptadır çünkü. sonra bik bik ötmeye gerek yok "ama hiç eleştirilmiyor ya onun dokunulmazlığı var yae" bilmem ne diye.

ceres

edebi sanatların gücüne inanmam ama bir itici kuvvet var biliyorum. ondan dolayıdır devrik cümlelerim, tamamlanmaya yüz tutmuş üç noktalı cümlelerim.

yıllardır içine kapanırken, dışına demirden bir koza ördüğünü farkedememek ne kadar acıymış meğerse ve o kozanın gün gelip de açılacağını bilememek. kurulan saçma, yarım, gereksiz, mesnetsiz, ilgisiz, -siz yazılar kozanın açılma süresine ilave edilen oynanmayan dakikaları temsil edermiş. edermiş; çünkü bir eski hint fakirinin söylediğine göre "her istediğini söyleyen, istemediği sözler duyar" sözü yalandan söylenen şeylerin üstünü kapatmaya yetebiliyormuş. bir kırmızı kelebek olma hayaliyle kozadan çıkmaya çalışırken kanatlarının daha olmadığını bile anlamayabiliyormuş işte insan.

"biraz kırgın olmaya niyetinin olduğu zamanlarda bile düşünme, kır insanları" demiş mozambik futbol federasyonu onursal başkanı. peki sen ne yaptın dostum? kendi fikirlerini, kendi yargılarını sorgulayana karşı o seni susturana kadar gözlerinin içine bakıp, hayır aslında o öyle değildi çok yanlış düşünüyorsunuz lord'um dedin. hakettin sen o uçuruma da düşmeyi, o uçuruma düştüğünü görenlerin acısını her dokunda hissetmeyi de. eğer ki bir gün vazgeçeceksen hata yapmaktan, üçüncü gözünün çıkması için dua et budha'ya. yarın yapacağın hataları bugünden gösteren bir termal göz yerleştirsin münasip bir tarafına. modaya uymanı sağlamaz belki ama insanlara daha iyi anlatabilirsin kendini. küçük bir çakallık yapsan dünya mı dönmesinden vazgeçer allasen?

kürdili hicazkar makamından trt ankara radyosunun hazırlayıp sunduğu şarkılar dinliyorum sen kendi buyruğundan çıkmamaya yemin ettiğinden bu yana. güzel hayallerim vardı oysa üzerinde. ben kanatlarının çıkmasını bekliyordum, hayalet gemiler yapıyordum yokluğunda hiç değilse arkanda bırakabileceğin bir lanetin olsun diye, sen ısrarla ota boka üzülüp, derdine mumlar yakıyordun. ne kadar da salak ve bencilmişsin biliyor musun? bu dediklerimin, bu hayallerimin, sana dinlettiğim yann tiersen'vari şarkıların bile bir halta yaradığı yokmuş. başka bir vücutta doğmanı bekliyorum artık senin. olur da kendini affedebileceğin bir büyük yüreğe sahip olursun diye. senden ümidi kestim artık, dualarım toprak ana'ya. onun için her gün bir mesaj atıyorum tema'ya. olur da bir gün ümitlerini tekrar yeşertecek bir hamleleri olur diye. olur da bir gün hiç bir şey olmamış gibi ormanın en ıssız köşesinde tekrar filizlenesin diye. yoksa çöl de gayet boş ve tam bize göre.

konya

gereğinden fazla köyü var.

the end

yüzlerce çeşidi için;

http://tinyurl.com/6bd4oj

askin formulu

biraz karmaşık;

http://tinyurl.com/yaj3aeg

14 subat geliyor diye heyecanlanmak

küçük şeylerden mutlu olmaktır. özentiliğin dik alasını, sevgilisinin o güne özel olduğu bilinen bir hediyeyi alınca yüzünde oluşacak sahte gülümsemeyi görmek isteyenler için çok heyecan vericidir eminim ki. bu sene şubat 28 çekiyor diye bile heyecanlanılır ama bunun için bilemiyorum.

iyi olmaya calisiyoruz

bunun kadar samimiyetsiz bir nasılsın cevabı daha duymadım. o kadar ki, kendi adına bile konuşmuyor, birinci çoğul şahıs altından kendine yorum yapıyor. ya iyisindir ya kötü. konu kapanmıştır.

kisayol

sürekli yapılan uygulamalara olandan daha kısa sürede ulaşmak için belirlenen kısaltma.

devletin kisayolu

e-devlet projesi kapsamında düzenlenen e-devlet slogan ve logo yarışması sonucunda turkiye.gov.tr sitesi için belirlenmiş slogan. sitenin başlığında da yer alır.

ozlemek

kilometrelerce uzakta da olsa, üşüdüğünü hissedip titremektir.

evde yoklar

yedi karanfil'in 6. albümünde mümtaz sevinç can vermiştir.

kesha

sahne adı ekşi'den çıkmışcasına ke$ha'dır.

the cure for insomnia

dünyanın en uzun süren 3. filmidir. guinness'e göre ise en uzunudur.

görüyor ve arttırıyorum;
<bkz: cinematon>

cinematon

fransız yapımı, 9000 dakika (150 saat / 6 gün, 6 saat) süren dünyanın en uzun filmi. 2009 yapımı hem de. inzivaya çekilip izlemek gerekiyor.

andres jose fleurquin

2004 yılından bu yana cadiz forması giyiyor.